×
ASYA

ANALİZ

Darbe Girişimleri Ülkesi Kırgızistan

Son 20 seneye bakıldığında, Kırgızistan’da siyasi kriz, darbe tartışmaları ve darbe girişimi süreçlerinin her parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında yaşanma olasılığının çok yüksek olduğu söylenebilir.
ESKİ SOVYET cumhuriyetleri içinde, Orta Asya devletlerinden biri olan Kırgızistan’ın yaklaşık son 20 senelik iç politikasında çokça duyulan kavramlardan en önemlisi muhakkak darbe veya darbe girişimleridir. Bu girişimlerin birçoğu dış destekli renkli devrimler olarak görülmüş ve başarılı olmuş; bazıları ise başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 2005, 2010 ve 2020 yıllarında yaşanan darbelerin yanı sıra aynı dönemde ülkeyi siyasi krize götüren başka girişimler de oldu. Son 20 seneye baktığımızda, gücü elinde bulunduran iktidar partilerinin muhalifleri eleştirme politikasının merkezinde hep darbe girişimi, ayaklanma organize etme, halkı isyana teşvik ve benzeri suçlamaların olduğunu söyleyebiliriz. 

Yine böyle bir darbe tartışması ve başarısızlıkla sonuçlanan darbe girişimlerinden sonuncusu 2023 yılı Haziran ayı başlarında yaşandı. 

Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te, Devlet Ulusal Güvenlik Komitesi (GKNB) kontrollü güvenlik birimleri tarafından yapılan operasyon sonucunda aralarında üst düzey asker ve bürokratların da olduğu; sayıları yaklaşık 30 civarında olan darbe hazırlığındaki bir grup gözaltına alındı.  

Kırgızistan Devlet Ulusal Güvenlik Komitesi tarafından yapılan açıklamada; grubun amacının ülkede ayaklanma düzenleyerek iktidarı zorla ele geçirmek olduğu vurgusu vardı. Bu grubun Halk Konseyi olarak bilinen Eldik Keneş Partisi lideri Roza Nurmatova tarafından idare edildiğine ilişkin de bilgi paylaşıldı. Kırgızistan Parlamentosu’nda sandalyesi olmayan parti liderinin gizli toplantılar gerçekleştirdiği ifade edildi. Ayrıca Nurmatova’nın Kırgızistan eski Cumhurbaşkanlarından Almazbek Atambayev ve FETÖ ile bağlantılı olduğu iddia edildi. Her ne kadar sonrasında bu tür bağlantılar ispatlanamasa da söz konusu darbe girişimi ülkenin yakın gelecekte yeni bir siyasi krizle karşılaşacağının bir habercisi olarak görülebilir. Diğer taraftan Nurmatova’nın şimdiki Cumhurbaşkanı ile iyi ilişkilerinin olduğu da biliniyor.  

2021 yılında, o dönem milletvekili olan Baktıbek Cetigenov, darbe planladığı şüphesiyle tutuklanmıştı. Tüm bunlardan hareketle, Kırgızistan’da iktidarda bulunan cumhurbaşkanlarının, seçimlerde rakiplerini zayıflatmak ve rakipsiz bir şekilde süreci tamamlamak üzere darbe enstrümanını kullanma yolunu seçtiği öne sürülebilir.

Kırgızistan’da Lale Devrimi (2005)

Domino etkisiyle Gürcistan (2003) ve Ukrayna’nın (2004) ardından, birçok devleti şoke eden ve özellikle otoriter yapılı Orta Asya cumhuriyetlerini endişelendiren Kırgız Lale Devrimi (2005), aynı zamanda Kırgızistan’ı bugüne kadar devam eden siyasi istikrarsız bir sürece sokmuştur. Eski Sovyet cumhuriyetleri arasında en az otoriter yapılı ülke olmasına rağmen en fakir ülke olarak da bilinen Kırgızistan’da 1990’dan 2005’e kadar cumhurbaşkanı olarak görev yapmış Asker Akayev’in ülkedeki krizin suçlusu olarak gösterilmesi ve halk darbesiyle ülkeden kovulması Lale Devrimi olarak tarihe geçmiştir. Akayev’in yıllardır iktidarda bulunmasına ve ülkedeki ekonomik-sosyal sorunlara ilaveten, 2005 yılı parlamento seçimlerinde kızı ve oğlunu da milletvekili olarak parlamentoya seçtirmesi halkın tepkisine neden olmuştur. Ülkedeki protestolar, Akayev’in ülkedeki Rus askeri üssüne sığınması ve sonrasında istifa ettirilmesi, muhalif Kurmanbek Bakiyev’in hükümet binası olarak bilinen Beyaz Saray’a girmesi ile son buldu. 

Kırgızistan'da Halk Devrimi (2010)

1990’dan başlayarak uzun yıllar iktidarda bulunan dönemin Cumhurbaşkanı Akayev’i yolsuzluk gerekçesiyle 2005’te deviren halk; 2010 yılında benzer suçlamalarla dönemin Cumhurbaşkanı Kurmanbek Bakiyev’i kanlı bir darbeyle görevden uzaklaştırdı. Ülkeden kaçmak zorunda kalan Bakiyev’den sonra muhalifler tarafından geçici bir hükümet kuruldu. Yüzlerce ölü ve yaralı bilançosu ülkede sadece iktidarı değiştirebildi. Yolsuzluk gibi suçlamalar ise zaman zaman darbeyle iktidara gelen hükümetlerin karşısına tekrar çıktı. 

Protestolar yaşanırken, muhalif liderlerden Almazbek Atambayev ve Ata-Meken Partisi lideri Ömürbek Tekebayev gibi isimler hükümet tarafından gözaltına alınmışlardı. Darbe sonrasında ise, 1999’dan itibaren Kırgızistan Sosyal Demokrat Partisi Genel Başkanı olan Atambayev 2011-2017 yıllarında cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. İzlediği politikalarla görevi süresince, Rus yanlısı bir cumhurbaşkanı olarak dikkat çekti. 

Görevini 2017 senesinde ülkenin eski başbakanlarından biri olan Sooronbay Jeenbekov’a devretti ve parti başkanı olarak politikada kalmaya devam etti. Kendince Rusya’da Putin-Medvedev değişimine benzer bir senaryoyla yeniden iktidara dönmeyi planlayan Atambayev’in zamanla Jeenbekov’u eleştirme politikaları kendi aleyhine döndü. Atambayev’in cumhurbaşkanlığı dokunulmazlığı kaldırıldıktan sonra aleyhinde anayasayı ihlal suçlaması ile tutuklanma talebinde bulunuldu. Böylelikle Atambayev, cumhurbaşkanlığı görevinden ayrıldıktan iki sene sonra, Ağustos 2019 tarihinde halefleriyle aynı kaderi paylaşmış; yolsuzluk suçlamasıyla hapis cezasına çarptırılmış oldu.   

Parlamento Seçimleri ve Darbe Girişimi (Ekim 2020)

2020’de gerçekleştirilen parlamento seçim sonuçlarının açıklanması sonrasında Kırgızistan için alışık olunan bir durum yaşandı. Sonuçlara itirazda bulunan protestocular, iç karışıklıktan yararlanarak, hapiste olan Kırgızistan eski Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev’i cezaevinden çıkardı. Dönemin Devlet Başkanı Ceenbekov, muhalif siyasi güçleri darbe girişimi ile iktidarı ele geçirmekte suçlamıştı. Protestolar sonucunda, yapılan milletvekili seçimleri iptal edildi. Muhalif siyasi güçler, kendi aralarında iktidarı görevden uzaklaştırmak veya dönemin iktidarını istifaya zorlayabilmek için Koordinasyon Kurulu oluşturdu ve kurulun başına Bütün Kırgızistan Partisi lideri Madumarov’u getirdi. 

Cezaevinden çıktıktan sonra Atambayev, geçiş hükümeti kurma girişimlerinde bulundu. Ardından dönemin İçişleri Bakanı Cunusaliyev’in görevi bırakması sonrasında, muhalif siyasetçilerden biri olan Kursan Asanov’un kendisini İçişleri Bakanı olarak ilan etti ve sonuçta ülke yeni bir kaosun eşiğine geldi.  

2022 yılı Ekim ayına gelindiğinde, ülkenin önemli barajı Kempirabad’ın Özbekistan’a verilmesine Bütün Kırgızistan Partisi lideri Madumarov’un itirazları sonrasında, ona yakınlığı ile bilinen 20 civarında muhalif, darbe girişimi suçlamasıyla tutuklanmıştı. 2023 yılı Mayıs ayı sonlarında da ülkedeki ana muhalefet parti lideri, aynı zamanda cumhurbaşkanı adaylarından ve milliyetçi kimliği ile ön planda olan Adahan Madumarov’a karşı iktidarı zorla ele geçirmek için ayaklanmalar organize etmek ve görevi kötüye kullanmak suçlamaları yöneltildi.  

Sonuç 

Özellikle, eski Sovyet cumhuriyetlerinde benzeri darbe olayları ve girişimleri analiz edildiğinde ülkenin bulunduğu jeostratejik konuma da dikkat etmek gerekiyor. Rusya ve Çin gibi iki nükleer güce komşu olan bir devlette yaşanan krizlere verilmiş tepkiler de dikkat çekiyor. Ayrıca, Kırgızistan’da Rus askeri üssünün mevcut olduğunu da vurgulamak gerek. 9/11 saldırıları sonrasında Afganistan’a operasyon sürecinde kısa bir dönem için ABD’nin de burada bir askeri üs kurmuş olması ve 2005’te Batı destekli bir Lale Devrimi gerçekleşmiş olması da Kırgızistan’ı farklı ülkelerin çıkarlarının çakıştığı bir ülke olarak işaretlemektedir.

Kırgızistan’da benzeri süreçlerin ve krizlerin her parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında yaşanma olasılığı çok yüksek. Her ne kadar Kırgızistan diğer bölge devletlerine kıyasen daha demokratik bir ülke olarak gösterilse de ülkedeki istikrarsızlık ve kaoslar toplumun ekonomik ve sosyal durumunu olumsuz etkilemektedir. Bu da Kırgızistan gibi devletlerin ve ülkedeki iktidarların görevde bulundukları sürece bağımsız bir politika yürütememesine ve güçlü bir devlet desteğine dayalı bir yönetim izlemesine neden olmaktadır. Tüm bunlar dikkate alındığında Türk cumhuriyetlerinden biri olan Kırgızistan’da benzeri senaryoları ne yazık ki, daha çok izleyeceğimizi söyleyebiliriz. 

ELNUR İSMAYIL

1979 doğumlu Elnur İsmayıl, lisans ve yüksek lisans eğitimini Uluslararası Hukuk ve Uluslararası İlişkiler alanında Bakü Devlet Üniversitesi’nde tamamladı. Azerbaycan’da devlet ve özel kurumlarda görev yaptıktan sonra, ikinci yüksek lisans eğitimini Barış ve Savaş Calışmaları üzerine Almanya’da tamamladı. Daha sonra Brüksel’de Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Komitesi’nde Rusya ve eski Sovyet ülkeleri üzerine Uzman Araştırmacı olarak görev yaptı.

Doktora eğitimini Almanya’nın Westfalya Wilhelms Münster Universitesi Uluslararası Güvenlik bölümünde tamamladı. Doktora sonrası calısmalarına Koc Üniversitesi ve Bükreş’te New Europe College’de devam etti. Almanya’da Münster Üniversitesinde ve Türkiye’deki üniversitelerde lisans ve yüksek lisans öğrencilerine seminerler vermiştir. Istanbul Medeniyet Üniversitesi'nde Dr.Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktadır.

Türkiye’de 2014 yılından 2019 yılı sonuna kadar Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde (BILGESAM) Uzman Araştırmacı ve Araştırma Direktörü olarak görev yaptı.

Dış Politika ve Güvenlik konuları üzerine uzmanlaşmıştır. Ulusal ve uluslararası alanda bir cok rapor, makale ve kitapları bulunmaktadır. 

Zaman zaman dış politika ve güvenlik konuları üzerine yerli ve yabancı TV’lerde yorumcu olarak da yer almaktadır.